Psikiyatrist Dr.Mustafa Merter’in “Dokuz Yüz Katlı İnsan” kitabının yayınlanmasının hemen ardından Aktüel Dergisi’nde korkunç bir kapakla, Depresyona karşı zikir terapisi” başlığıyla bir tanıtım röportajı çıkmıştı. Bugün Bostancı deniz otobüsü iskelesinden geçerken gazete bayisinde Aksiyon Dergisi’nin kapağında “Umre Terapisi” başlığını görünce aldım. Konu yine Mustafa Merter’di. Bu sefer çok daha detaylı, açıklayıcı ve sansayondan uzak bir röportaj vardı. Ama kendisine Coelho’dan atıfla “Türk simyacı” gibi bir sıfat yakıştırılmış olması bana tuhaf geldi. Yazıyı okumak isteyenler için: link
‘Her insanda, doğduğu andan itibaren onun gölge gibi izleyen bir ölüm korkusu var. İnsan çok hassas bir varlık. Bir sabun köpüğü gibi her an patlamaya hazır. İşte bu sabun köpüğünü güçlü kılmak ve ölümsüz hale getirmek için sürekli buna bir şeyler katmak istiyor insan, gerek maddî gerek manevi açıdan; iktidar, güç, işte ne varsa. Yaşlanıp güzelliği gidince, bir sevdiğini kaybedince, işinde bir şekilde sarsıntı geçirince o katmak istedikleri dökülmeye başlıyor. Ölüm korkusu sarıyor insanı.’









